“AYDIN OLMANIN SORUMLULUĞUNDA ” 70 YILLIK KYÖD …

PERİKLES  ( MÖ 430 ) /  “ İçimizde, evimiz ve kentimize duyduğumuz özeni birbirinden ayrılmaz duygular olarak taşırız. Kişiler ayrı çabalar içinde de olsalar, kent sorunları karşısında kimse umursamazlık edemez. Bizde kent sorunlarına aldırmayan kişiye sessiz bir yurttaş değil, kötü bir yurttaşdenir. Kentimizi ilgilendiren konulara bizler karar verir ya da bu konuda en doğruyu bizler düşünürüz. Çünkü eylemden önce girişilecek sözlü tartışmalar zararlı bir sonuç vermez.  Ama bu tür görüşmeler yapılmadan girişilen işler, olumsuz sonuçlar doğurabilir.”

Kocaeli İzmit 1947-2017 /  “Kocaeli’nin Senatosu olmuş, evimiz ve kentimiz sorunlarını aşmış, bölgesinde ve ulusal düzeyde sadece sorunlara duyarlı değil, sanatta, kültürde, eğitimde, basında, sivil toplum boyutunda, sosyal medyada, dernek ve sosyal tesis yapılanmasında, lider, önder, danışılan, atılım ve yenilenme içinde olan bir KYÖD” 

 “70 Yılın Derin Çizgileriyle KYÖD”… 

Bir dernek düşünün ki “Zamanın Derin Çizgileri” içinde dimdik ayakta kalmış, üniversite mezunu olmanın ayrıcalık olduğu dönemlerde Kocaeli bünyesinde, daha fazla gencin Yüksek Öğrenime kavuşabilmesi için savaş vermiş, Yüksek Öğrenim için dört saatte İstanbul’a gidilemeyen dönemlerde bu gençlerin yaşamını kolaylaştırmak için çalışmış, kültür, sanat, bilim, sosyalleşme ve toplum olma adına faaliyetlerde Kocaeli’de ilk olmuş, ışık olmuş….

Bir dernek düşünün ki Atatürk Cumhuriyeti’nin en aktif savunucuları burada yeşermiş, iktidarların sivil toplumun sesini kısmaya çalıştıkları, sanatı, kültürü, çağdaş ilkeleri savunmanın en zor olduğu dönemlerde dahi topluma rehber olmuş, yol göstermiş, bir toplanma ve örgütlenme merkezi olmuş…  Siyaset yapmadan toplumcu olmanın, kitleleri ardına katmanın, birlik olmanın, demokratik ilkelerden sapmadan sesini duyurabilmenin okulu olmuş, merkezi olmuş….

Bir dernek düşünün ki dernekçiliğin öncüsü olmuş, yol göstermiş, yerel ve ulusal yönetimlerden ilkeli hesap sormanın öğreti merkezi, öğrenme ve savunma merkezi olmuş, yol olmuş, rehber olmuş… Korkmadan hak aramanın önderliğini yapmış, korkmayan ilkeli duruşu ile siyasetçinin korkusu olmuş… Dernekler Tüzüğüne tabi iken, Dernek Olabilmenin adresi ve merkezi olmuş, bir dernek olarak bünyesinden bir VAKIF çıkarabilmiş, ilkeli bir gençliği yetiştirebilmenin yolunun çağdaş bir ilköğretimden geçtiğini bilmenin bilinci ile bir VAKIF OKULU kurmuş, hissedarları aynı zamanda KYÖD Dernek Üyesi olan  Vakıf Üyeleri kar odaklı olmadan eğitim merkezi yaratmanın örneğini vermiş…

Bir dernek düşünün ki Kocaeli, “Aydın Olmanın Sorumluluğu” kavramıyla ilk kez KYÖD ile tanışmış… Bunu gündeme taşımak tabi ki yetmemiş… Aydın Olma Sorumluluğunun tanımını yapmak gerekmiş… Sadece Kocaelili Yüksek Öğrenimlileri çatısı altında toplamak değil demiş… Anlatmak, öğretmek, kabullendirmek, örnekleri ile pekiştirmek, sadece bugün ve bugünün şartları ile düşünmek ve eyleme dökmek değil, ileriye götürecek başka şeyler de yapmak gerek demiş ve tüm imkansızlıklara rağmen çalışmış… “işte KYÖD” denecek bu tabloda başka neler var?

“KYÖD, Nasıl KYÖD Oldu?”…

Yüksek Öğrenimlileri bir araya toplamak güzeldi, ama yapılmak istenen topluma nasıl anlatılacaktı? Bu toplum karşılıklı sevgi ve saygıya çok önem verdiğine göre, örnek olmanın, lider olmanın, toplumu sürüklemenin “Ekmeği ve Suyu” bu olmalıydı… Bu “Dernek Olarak dik durmak” için gerekirken, birlik ve dayanışmayı gerçekleştirmek için başka şeyler gerekiyordu. Öncelikle çizgi ne olmalıydı… Hepimiz Atatürk çocukları olduğumuza göre, çağdaş, demokrat ve laik bir çizgide olmak en önemli ilke olmalıydı. Bu çizgiden uzaklaşıldığında Cumhuriyetin yara alacağını biliyorlardı… Toplum içinde aydın olmanın sorumluluğu yerine gelmezse, ideolojiler hakim olur, teoloji baskın hale gelir ve demokrasi o zamanki düzeyinden geriye gider ve özgürlükler tutsaklığa dönüşürdü… İşte belki bir avuç Yüksek Öğrenimli ile başlandı ama, o bir avuç o kadar büyüdü ve o kadar öğrendi ki giderek, Kocaeli’de Sivil Toplum denince KYÖD akla geldi. KYÖD en önemli platformlarda danışılan, taraf olmaya çağrı bulan, lider olan ve sürükleyen oldu…

…Takvimler 1947’i gösterdiğinde, o ana kadar kendilerini Atatürk’ün kurduğu Halkevlerinde geliştiren gençler, Yüksek tahsillileri bir araya getirmeye karar verirler. O zamanki adıyla, Yüksek Tahsil Talebe Derneği, ilk kurucuların önderliğinde, “Kocaeli Yüksek Tahsil Talebe ve İzmit Lisesinden Yetişenler Derneğine” dönüşür. O tarihten sonra, Kemalizmi, İlerici ve yenilikçiliği, hür düşünce ve vatanseverliği yüreğinde ve çalışmalarında ilke edinen dernek, halkla bütünleşmenin güzel örneklerini verir. Demiştik ya Sanat Kültür bir toplumun mayasıdır diye, belki de bu ile çok hizmeti olan SEKA sinema Salonunda sergilenen oyunlar öncesi, Kocaeli Halkı ilk kez o zamanki Kocaeli Yüksek Tahsil Talebe ve İzmit Lisesinden Yetişenler Derneği gençlerinin hazırladığı oyunlar ile Tiyatro ile tanışır… O oyunlar köylere götürülür. Kültürel ve tarımsal amaçlı birçok bilgi kaynağı köylere ulaştırılır. Kütüphaneler açılır ve Atatürk büstleri dağıtılır. Okullar onarılır. Pişmaniye şenliğinin temelleri o zamanlar atılır. O zamanlar şimdi elinizde tuttuğunuz Pişmaniye Dergisinin ilk sayıları özgür yazı ve ifadenin adresi ve öncüsü olur…

Henüz çok partili yaşama yeni geçen Türkiye’de, sanat ve kültür aşkı ile dolu olan dinamik Kocaeli Yüksek Tahsil Talebe Derneği Gençliği, bunu adeta İzmit’in dokusuna aşılamak için yemin etmiştir… Maddi imkanı olmayan diğer arkadaşlarına öğrenim olanağı sağlamak için konserler tertip eder ve  Pişmaniye Gecelerini balo havasında yaparak gelir amaçlı faaliyetler için var güçleri ile çalışırlar.

Derken, 27 Mayıs 1960 devrimi yaşanır… 1961 Anayasasının ilerici ilkeleri o zamanki Genç Kocaelili Gençlerin yaptıkları ile tam bir uyum sağlamıştır… Üniversiteye hazırlık kursları açılır ve bir gönüllüler ordusu bu gençleri Üniversite sınavlarına hazırlar. Yüzlerce öğrenciye okuma olanağı sağlamak için burslar verilmeye başlanır. Bakarlar ki İstanbul’da öğrenci olmanın zorluğu diz boyu… Herkes için zaten kısıtlı olan imkanlarla İstanbul’da öğrenci olarak dar imkanlarla yaşamak neredeyse imkansız ve Kocaelili öğrencilerin bir barınma yeri ihtiyacı çok fazla, İstanbul’da belediye ve özel idarenin katkılarıyla 55 kişilik bir yurt binası kiralanır ve İzmitli öğrencilere ucuz konaklama olanağı sağlanır. Yurdun yönetimini öğrenciler üstlenmiş ve böylece KYÖD’e ait bir Öğrenci Yurdunun ilk önemli çalışmaları bu 60’lı yılların sonlarına doğru başlatılmış olur. Adı sonradan “Fındıkzade Öğrenci Yurdu” olarak anılacak olan, İstanbul’daki KYÖD Öğrenci Yurdu için kampanyalar başlatırlar.

Kocaelililer ile öylesine bütünleşme sağlanmıştı ki yardım amaçlı yapılan her faaliyet için halkın tam katılımı sağlanıyordu. Kocaeli dışındaki illerde açılan kampanyalara duyarlı olmayı Kocaeli o zamanki Yüksek Tahsillilerden öğrendi. Kocaeli halkı, Zap suyunun üzerine yapılan ilk köprüye yoğun katkıda bulunmuştu. O yılların gerçekten hemen hemen her anına damgasını vuran KYÖD üyeleri hiçbir antidemokratik eyleme geçit vermemiş ve ilk defa içinde panel, orkestralar geçidi, spor yarışmaları, tiyatro ve balo gibi etkinliklerin yer aldığı I. Pişmaniye Şenliği gerçekleştirilmişti.

… Takvimler 12 Mart 1971’ i gösterir. Türkiye atmosferi yeniden anti-demokrasiye boğulur… Birçok dernek gibi, Aydın Olmanın Sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getiren KYÖD kapatıılr. 12 Mart 1971 muhtırası ve onun getirdiği kısıtlamalar hüküm sürmeye başlar…

Takvimler 1974’i gösterdiğinde, Ülkedeki siyasi ortam kısmen düzelmiştir. 1960’lı yıllardaki Kocaelili Yüksek Öğrenimliler, derneğin yeniden kurulması için, ilk adımı atarlar. Dernek, 1975 yılında, bu kez   Mezunlar Derneği olarak kurulur. Ancak derneğin ayakta kalması çok uzun soluklu olmaz. 12 Eylül 1980 darbesinin antidemokratik yasaları ülkeye hakim olur. Tüm sivil toplum örgütleri gibi KYÖD bir kez daha kapanır. 12 Eylül 1980 Türkiye’deki tüm demokratik yapı için yıkıcı olmuştur. Dernek, sendika ve oda yapılanmalarına uzun süre devlet izin vermez… Halkın bu girişimlere hoş bakmaması için devlet müdahalesi her alanda yaşanır. Nihayet, 13 Ocak 1993 tarihinde KYÖD, üçüncü kez yeniden doğar.

Derneğin yeniden oluşturulan tüzüğünde “Aydın Olmanın Sorumluluğu” özenle tekrar vurgulanmıştır. Bu terim, “Kocaelili yüksek öğrenimlileri çatısı altında toplamak, sevgi ve saygıya dayalı birlik ve dayanışma oluşturmak, çağdaş, demokrat ve laik bir çizgide olmak” şeklinde desteklenmiştir.  “İnsan hakları, barış, kardeşlik, birlik ve dayanışmanın özendirilmesine yönelik çalışmalar yapmak ve toplumsal sorunlara çözüm üretilmesinde yer alarak toplumun örgütlenme bilincine katkıda bulunmak”, çağdaş bir sivil toplum örgütü olarak benimsenmiştir.

Tüzükte, Derneğe kimler üye olabilir tanımlaması; “ATATÜRK Cumhuriyeti’nde onun temel ilkeleri ve onun izinde kişilikli, kendini sürekli yenileyen, geliştiren, kendi mutluluğunu sağlama yanında bunu başka insanların ve toplumun bütünü içinde değerli ve anlamlı bulan, çağdaş, akılcı, demokrat ve laik yüksek öğrenim gençliğinin yetişmesine katkıda bulunmak isteyen… bir yüksek öğrenim kurumundan mezun ve en az beş yıldır Kocaeli’de ikamet eden herkes, KYÖD ailesine katılım için başvurabilir”, şeklinde tanımlanmıştır… KYÖD yeniden dolu dizgin yoluna devam etmek için hazırdır…

“KYÖD Kendini Nasıl Geliştirdi?”…

1993 yılında yeniden doğuşun ardından, KYÖD kendi öz varlıklarına ve tesislerine kavuşmalıydı… 1995 yılında; 120 KYÖD’lünün katılımıyla Radyo KYÖD, 74 KYÖD’lünün  bağışlarıyla KYÖV (Kocaeli Yüksek Öğrenim Vakfı) kuruldu.  17 Ağustos depreminin hemen ardından, ODTÜ-KYÖD İlköğretim Okulu Arızlı mevkiinde, 30 dönüm arazi üzerinde ve ODTÜ Geliştirme Vakfı’nın eğitim programı özenle uygulanarak, eğitim-öğretime başladı. KYÖD Sosyal Tesis İşletmeciliği Şirketi hayata geçirildi. Burs kaynağı için Çelenk Hizmeti, Körfez deniz yüzeyinde Çöp Toplama Hizmeti gibi, yeni parasal kaynaklar oluşturuldu. KYÖV çalışmaları sonuç verdi ve 1999–2000 eğitim döneminde “KYÖD Arama-Kurtarma ve Medikal Ekibi”, 17 Ağustos depremi ürünü olarak KYÖD girişimi ile kuruldu.

1995-1996 döneminde “Çalışma Grupları” kuruldu ve Tüzük Tadilatı ile KYÖD’ün bir organı olarak ve seçim ile göreve gelmek üzere çalışmaya başladı. “Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği’nde, sonradan kurumsal devamlılığı sağlamak amacıyla, “Kurumsal Gelişim Kültürüne” dönüşecek olan “Toplam Kalite Anlayışı” o tarihte tüzük ilke ve hedeflerin yaygınlığının sağlandığı bir yönetim modeli olarak benimsendi. 1997 yılında, Toplam Kalite Modeli yapılanmasına uygun olarak KYÖD Sloganı, Misyonu, Vizyonu, İlkeleri, Kritik Süreçleri belirlendi. 1997 yılında “KYÖD Toplam Kalite El Kitabı” basımı tamamlanarak, üyeler ve STK’lar için kalıcı bir referans bir kitap oluşturuldu.

KYOD’lü Etkinliklere Katıl Üret Paylaş” Dernek Sloganı olarak benimsendi ve daha sonra bestelenen KYÖD Marşının ana temasını oluşturdu. Dernek Misyonu olarak; “Çağdaş, Demokrat ve Laik Çizgimiz İle Toplum İçinde Aydın Olmanın Sorumluluğunu En İyi Şekilde Yerine Getirmektir” kavramı benimsendi ve “Aydın Olmanın Sorumluluğu” bir kez daha kalıcı ve kuvvetli bir şekilde vurgulanarak her KYÖD’lünün bilmesi gereken temel ilkeye dönüştü. Dernek Vizyonu Tüzüğe uygun olarak; “Merkezi ve Yerel Yönetimlerin karar süreçlerine ve Sivil Toplum Örgütlerinin etkin katılımlarının sağlandığı, Kent Konseylerinin oluşumuna öncülük eden bir KYÖD” olarak açıklandı. “KYÖD Vizyonu” ile bağdaşan etkinlikler dizisi ve KYÖD’ün giderek daha fazla akıl danışılan ve diğer Sivil Toplum Örgütleri için toplayıcı ve lider rolü sayesinde, KYÖD giderek Kocaeli’nin senatosu olarak anılmaya başlandı…

KYÖD Misyon ve Vizyonuna uygun olarak Haziran 1996 da Habitat II toplantılarıyla uluslararası   ilişkiler dizisi başlar. Bir Avrupa Birliği projesi olan Habitat II döneminde KYÖD adından çok söz ettirir. KYÖD salonları artık özel oturumlarda aralıksız olarak kent sorunlarının tartışıldığı, Arama Konferanslarının yapıldığı, sıkça toplanılan bir üst halini alır. O tarihlerde KYÖD Çalışma Gruplarının Amaç ve çalışmaları, tüzükte yer alacak kadar önemsenmeleri ve değerinin anlaşılması ile tam olarak yerine oturur ve saygı bulur.

2002  yılında yapılan Genel Kurul sonucu eski adı Gübretaş Spor olan kulübün  ismi değiştirilerek KYÖD Spor kurulur.  Kulübün isim tescili yapıldıktan sonra, 2003 tarihinde Badminton branşı kurularak liglere katılmaya karar verilir. Minikler için futbol okulu kurularak, bu branşta çalışmalara başlanır. Futbol okulunun çalışmaları, KYÖD Spor Kulübünün F Gençler ligi ilk düzenlendiğinde Kocaeli’de şampiyonolması ile değerlenir. Giderek tüm gençler kategorilerinde KYÖD Spor adından daha fazla söz ettirir. KYÖD Spor futbol okulu o dönemden beri 8-15 yaş grubu için çalışmalarını sürdürmektedir.

Genç KYÖD Tüzük tadilatı sonrası, KYÖD’ün bir örgütü olarak tanımlanmış, kendi yönetimlerini kurarak ve bir KYÖD organı olarak çalışma hakkına sahip olmuştur. Kısa dönemler için de olsa, başta Kocaeli Üniversitesi öğrencilerinden oluşan gençler kendi yaş gurupları için Kültürel ve Sanatsal Faaliyetler, Yaz kampları, yardım amaçlı geceler, Avrupa merkezli değişim programları organize ederek organizasyonlara imza atmışlardır. Bir genç öğrenci KYÖD Dernek desteğini de alarak yurt dışına kültürel programlaragitme şansı yakalamıştır.

KYÖD, 2000’li yıllarda Atatürk’ün gösterdiği çağdaş dünyada yerini almıştır.  Yapılanlar hiçbir zaman yeterli görülemez. KYÖD, enerjisi ve devrimci karakteriyle yeni hedeflere koşmaya devam etmektedir.

“KYÖD 2000’li yıllarda da Yükselişini Sürdürdü”…

KYÖD 2009-2014 Yerel Yönetimler döneminde 2008 tarihinde gerçekleştirilmiş olan ‘Arama Konferansı’ ile başlamış olan ve KYÖD’ün Kocaeli Sivil İnisiyatif Platformu ile ortaklaşa yürüttüğü, ‘NASIL BİR YEREL YÖNETİM İSTİYORUZ’ başlığındaki çalışması BİR RAPOR ALTINDA TOPLAMIŞTIR.  Arama konferansında, sekiz ana konu başlığında ve Kocaelili Sivil Toplum Örgütlerinden somut öneriler alınarak derlenmiş 130 adet fikir üretilmiş, Raporun bütünü uzman çalışma grubu sonuçları ile desteklenmiş ve bu öneriler, gelecekte daha da yaşanabilir bir şehre sahip olunabileceğine dair bir umut olmuştur.

KYÖD çalışma gruplarının geliştirdiği fikir üzerinden yola çıkılarak, ‘AVRUPA KENTLİ HAKLARI DEKLARASYONU’ maddeleri, Kocaeli’li adaylarına imzalatılır; “Toplumsal Sözleşmenin şartlarını kabul ettiğimi,…. zorlukları ve önüme konan engelleri bu ilkelere uymamak ve bu ilkelerden taviz vermek üzere, mazeret olarak kullanmayacağıma Kocaeli Halkı önünde söz veriyorum.”                                 ……………………………. Başkan Adayı

Bu çalışmaların ardından KYÖD, Yerel düzeyde “Yılın Sivil Toplum Örgütü” seçilir ve devamında öncü ve lider olarak topluma karşı görevini en iyi şekilde yerine getirmeyi sürdürür.  Tıpkı KYÖD Marşında söylendiği gibi ”Katıl, üret, paylaş /  Düşünceler hep çağdaş / KYÖD’lüyüz biz arkadaş” bir yaşam tarzı olmuştur. Her yıl planlı ve düzenli duyurularla, halkla paylaşılarak, kültür, sanat, sivil toplum duyarlılığı üzerine serbest kürsülerde onlarca etkinlik düzenlenir ve her biri yerel ve ulusal basında ayrı ilgi odağı olur.

KYÖD 2000’li yıllara geldiğinde 10 ve 20 yıllık kıdem dönemini tamamlayan Üyelerine “Kıdem Rozet Töreni” yapmaya başlar.  KYÖD her dönemde, Yüksek Öğrenim gören gençlere günün şartlarına uygun miktarlarda ve onlarca öğrenciye bir yılın eğitim dönemini kapsayacak şekilde burs vermeyi sürdürmüştür.

Mustafa Küpçü önderliğinde, KYÖD’ün 1968 Tiyatro Gurubu, 2010 yılında “Sokrates Savunuyor”, 2012 yılında Gogol’un “Bir Evlenme” adlı oyununu ve 2015 yılında ‘HECCAV’ adlı oyunu yeniden sahneye koyar. Aynı enerji ile sahnelenen oyunlar hem o zamanın, hem de günümüzdeki KYÖD’ün gücünün kanıtı ve göstergesi olmuştur.

Dernek kimliğindeki KYÖD, “Sosyal Medyayı”, Kurumsal Kimliğini yükseltmek ve KYÖD’ün sesini en iyi şekilde duyurmak amaçlı yoğun olarak kullanmaktadır. KYÖD etkinlikleri web sorgulamalarında,  bilinen en popüler sosyal medya araçlarında izlenebilir. KYÖD Dernek, KYÖD İşletme KYÖV, ODTÜ-KYÖD ilköğretim Okulu, KYÖD Sporun her etkinliği, Kocaeli Yerel basında her zaman yoğun yer bulmaktadır.

KYÖD Kitap Kulübü, KYÖD ve KYÖV desteği ile onlarca eserin kitap olarak basılması, hem yerel hem ulusal boyutta birer belgesel niteliğinde katkı vermiştir.

KYÖD, Pişmaniye Balosu geleneğini her yıl Mayıs ayında kuruluş yıldönümü olarak bilinen 19 Mayıs günlerinde ve bir şölen havasında sürdürmektedir. Bu gecede 10 yıl ve 20 yılını tamamlayan üyelere teşekkür rozetleri verilmekte, KYÖD’e hizmeti geçen üye ve çevrelere katkılarından dolayı plaketleri teslim edilmekte ve Pişmaniye Baloları Burs hizmeti için kaynak oluşturacak etkinliklerle tamamlanmaktadır.                                         

70. Yıl dönümünü kutladığı bu günlerde geleceğe hazırlanmayı sürdürmektedir. Elinizde tuttuğunuz bu dergi, hem Geçmişteki KYÖD’ün bir Belgeseli, hem de bu tecrübe ile gelecek yıllara nasıl hazırlanması gerektiğine kaynak niteliğindedir. KYÖD bugün en fazla eski KYÖD olamamakla suçlanmaktadır. Türkiye’de yıpranan siyaset, ne yazık ki her kararın bir parçası olan toplum, halk ve halkın içinden çıkan kurumları da yıpratmıştır. KYÖD gibi dernekler de bu genellemenin dışında kalamaz.

KYÖD her dönemde olduğu gibi özel ve örnek durumunu korumuştur. Günümüzde “İktidarlarla paralel Hareket Etmeyen” dernekler, yapıcı da olsa, “Fırsatçı ve Taraf” olarak tanımlanmakta ve eskitilmektedir. KYÖD’e yönelik suçlamalar “Meyve Veren Ağaç Taşlanır” gerçeğini doğrulamaktadır…

Tüm bunlar, KYÖD’ün kendini daha fazla geliştirmemesi için mazeret olamaz. Evet, KYÖD her dönemde ve her yıl bir önceki yıldan daha fazla “Etkin ve Aktif Olmak” zorundadır. Bunu “Aydın Olmanın Sorumluluğunda” daha bilinçli, halkla bütünleşen, taraf olmadan, ancak doğru yerde iktidarları ve yerel yönetimleri destekleyen, gerektiği yerde de yılmadan eleştiren ve doğruya yönlendiren güç olmayı sürdürmek zorundadır.

Atatürk izinde Yılmadan, Daima İleriye” sözü, Atatürk sevdalısı kitleler için bir slogan niteliğinde, en az “Aydın Olmanın sorumluluğu” kadar bilinçli bir eylem noktası olmalıdır. Gençlerle ve halkla bütünleşerek, kent adına hayatın her alanında projeler üretmek KYÖD’ün misyonudur. KYÖD üyeleri seyirci değil, “eylem insanı” olmalıdır. Bu yazının başında yer verdiğim PERİKLES’in  MÖ 430 yılında söylediğinde geçen “kent sorunlarına aldırmayan kişiye sessiz bir yurttaş değil, kötü bir yurttaş denir.”Vurgusu ile tamamladığı “eylemden önce…görüşmeler yapılmadan girişilen işler, olumsuz sonuçlar doğurabilir” uyarısı aynı zamanda,  bugünkü bireylere, kamu görevlileri, yerel ve ulusal yönetimlerden sorumlu herkese, tüm Sivil Toplum Örgütlerine ibret niteliğindedir. Bugün durumu daha karmaşık hale getiren tek şey, “tüm dünya ülkelerinin günümüz internet ve seyahat hızı ile yakınlaşması, herkesin her şeyde daha fazla birbirine yakın” oluşudur. Tüm bunlar KYÖD ve KYÖD üyelerinin daha aktif ve dinamik olmasını gerektiren çağımız gerçeğidir…

“Son Söz” 

Bir ışık yanar, Bin ışık çakar, İlkeler doğrultusunda, İzmit’i nura boğar. Ülkeni seviyorsan, Üretmek istiyorsan, Çağdaş düşünüyorsan, Gel katıl, katıl bize. El ele çıktık, Bu kutsal yola, Ülkeme hizmet aşkıyla, Aydınlığı bulmaya. Atatürkçü düşünen, İzmit’le özdeşleşen, Gençliğe destek veren, Tek yüreğiz, tek yürek, Katıl, üret, paylaş, Düşünceler hep çağdaş, Katıl, üret, paylaş, KYÖD’lüyüz biz arkadaş.

KYÖD MARŞI:  SÖZ:   Sevinç KARAKAŞ, BESTE: Feridun ASLAN

YAZAR HAKKINDA : Ertuğrul Bahan, Yaşamı birçok aktivite içinde, “Zaman Savaşçısı” olarak geçiyor… Şimdi öğrendiklerini birleştirdiğinde “iyi bir Yönetici, Sivil Toplumcu, duyarlı bir vatandaş ve muhteşem bir ailenin babası olmaya çalışıyor…” Bir dönem Kocaeli Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. “Mesaj Veren” yazarların değil, “Mesaj Taşıyan” yazarların daha değerli olduğunu gördü. “Dersini aldı!”. 1996-1998 yılları arasında KYÖD Yönetim Kurulu Üyeliği ve o yıllardan beri Çalışma Gurubu Üye ve Liderliği yaptı. KYÖD’e zaman ayırdığı zaman “mutlu oluyor..!”

“Aydın Olmanın Sorumluluğunda” 70 Yıllık KYÖD …